• YARIM ALTIN
    1.606,00
    % -0,06
  • AMERIKAN DOLARI
    8,7540
    % 0,21
  • € EURO
    10,3906
    % -0,29
  • £ POUND
    12,0890
    % -0,81
  • ¥ YUAN
    1,3527
    % 0,00
  • РУБ RUBLE
    0,1202
    % -0,46
  • BITCOIN/TL
    297470,371
    % -5,12
  • BIST 100
    1.391,06
    % -1,63

Borsa rallisinde son yaklaşıyor

Borsa rallisinde son yaklaşıyor

Hisseler satış dalgasından çıkıyor gibi görünse de, tahvil verimleri yüksek seviyelerde kalmaya devam ediyor.

Hisseler geçtiğimiz hafta görülen düşüşün ardından toparlanma gösteriyor. S&P 500 endeksi yeni bir rekora bile ulaştı. Ancak geçtiğimiz hafta borsaları düşüşe sürükleyen gelişmelerin hangisinin değiştiği sorusu öne çıktı. 10 yıllık tahvillerin verimi halen %1,5’in üzerinde ve S&P 500 şimdi tüm zamanların en yüksek seviyesine yakınken, yatırımcıların ABD Merkez Bankası’ndan (FED) müdahale beklentisi kalmadı. Yatırımcılar bu ralliye inanmamalı.

Borsalarda görülen rallinin temelinde kolay para politikaları, zayıflayan dolar, yüksek miktarlarda ekonomik teşvik ve uzun süreli düşük faiz oranları vardı. Ancak bu unsurlar değişiyor ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) yaptığı açıklama borsaların kaderini belirlemiş olabilir. Teknoloji ve büyüme hisseleri, geçtiğimiz birkaç haftada darbe aldı ve bu kayıpları telafi edemedi. Teknoloji hisselerinin ağırlıkta bulunduğu Nasdaq 100 endeksi, düşüşün ardından %7’lik ralli görmüş olmasına rağmen, halen zirve seviyelerinden %5 aşağıda.

Açıkça görülüyor ki, yüksek faiz ortamı, piyasaların bazı bölümlerini etkiliyor. Ancak birçok yatırımcı, S&P 500’ün neden Nasdaq 100’den daha üstün performans gösterdiğini sorguluyor. S&P 500 çok daha çeşitli ve bu özelliği nedeniyle, teknoloji hisselerinin ağırlıkta bulunduğu Nasdaq endeksinde görülen hasarın büyük bir bölümünden kaçınmayı başardı. Finans, sanayi, enerji ve hammadde hisseleri ise endeksin yükselişinde rol oynadı. Ancak bu hisseler, özellikle de ECB’nin verimleri düşürmek için tahvil alımlarına ağırlık vermesiyle zora girecek.

Seeking Alpha’nın haberine göre, verimlerin mevcut seviyelerinde ya da daha düşük seviyelerde kalmasıyla dolar güçlenecek. Bunun sonucunda ise S&P 500’ün yükselişini destekleyen üç sektör etkilenecek. ABD ve Almanya’nın 10 yıllıkları arasındaki fark neredeyse %1,9 seviyesine yükseldi. Bu rakam yaz aylarında %1 civarındaydı. Mevcut seviyelerinde kaldığı ya da daha da arttığı takdirde, bu farkın euroyu düşürmesi ve doları yükseltmesi muhtemel. Bu durum ise tüketici ürünleri fiyatlarını olumsuz etkileyecek.

Tüketici fiyatlarının olumsuz etkilenmesiyle ise, enerji ve tüketim ürünleri hisseleri darbe alacak. Buna ek olarak, bir döviz çıkmazı oluşturarak, çok uluslu şirketlerin gelirlerini ve bilançolarını etkileyecek. Son dönemde euro vadelilerinde görülen spekülatörler, alım pozisyonlarını azaltarak, satış pozisyonuna geçti. Aynı zamanda, doların pozisyonunun net satıştan sonra yeniden nötre geçtiğini görüyoruz. Bu durum ise dolarda bir sonraki büyük hamlenin daha yüksek olacağının sinyallerini veriyor.

Eğer düşük oranların ve zayıf doların yarattığı itici güç değişirse, borsaların üzerindeki baskı daha da büyüyecek. 2020’nin ikinci yarısında, özellikle de pandemiden fayda sağlamış olan şirketler için durum zorlaşırken,S&P 500 büyüme hisselerinin büyük bir bölümünü kaybedecek. Bu durum S&P 500’ün mevcut fiyat kazanç oranı tahminlerini risk altında bırakıyor. S&P 500’ün toparlanma gösteren ekonomiyle birlikte, yüksek değerlemelerden kurtulacağını düşünmek oldukça kolay bir seçenek olsa da, durum bu şekilde gelişmeyebilir.

Bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla görülen gelir tahminleri, son dönemlerde yavaşladı. Sorun ise 10 yıllıkların verimlerinin artmasıyla, S&P 500’ün 10 yıllıklara kıyasla daha pahalı hale gelmesi. Buna ek olarak, S&P 500’ün getiri beklentilerinin de düşme ihtimali var.

Enflasyonla ilgili tüm tartışmalarla birlikte, yatırımcılar en temel soruyu sormayı unuttu. Şirketler yükselen maliyetlerini müşterilerine yansıtamazsa neler olacak? Geçtiğimiz günlerde açıklanan tüfe oranı, tahminleri doğrulayarak %1,7 seviyesinde gerçekleşti. Ancak 12 Mart için beklenen üretici fiyat endeksi %2,7 seviyesinde.

Eğer bu trend devam ederse, piyasaların düşen marjlar konusunda endişelenmesi gerekiyor. Bu da maliyetlerin ve harcamaların, gelirlerden daha hızlı yükseldiği anlamına geliyor. Bu durum daha düşük marjlara neden olarak, gelir çarpanları üzerindeki baskıyı artıracak. Bu baskı şimdiden yarı iletken sektöründe bir miktar hissedildi. Qualcomm, AMD ve Nvidia gibi şirketlerin hisseleri, geçtiğimiz haftalarda düşüş gösterdi. Şirketlerin geçtiğimiz çeyrekte sağladığı devasa kazançlar, sert yükselen maliyetler nedeniyle silindi. Bu nedenle borsalarda ralli yeniden başlıyor gibi görünse de, riskler büyüyor olabilir.

Aksaray mutlu son Ataşehir mutlu son Akyazı mutlu son Almus mutlu son Ardeşen mutlu son Amasya mutlu son Avcılar mutlu son Alaçam mutlu son Altınordu mutlu son Avanos mutlu son Ağrı mutlu son Antalya mutlu son Kaş mutlu son Aydın mutlu son Aksaray mutlu son Bağcılar mutlu son Süleymanpaşa escort bayan Yenice escort bayan Susurluk escort bayan Yomra escort bayan Yunusemre escort bayan Yatağan escort bayan Viranşehir escort bayan Türkoğlu escort bayan Uzunköprü escort bayan Harran escort bayan Sandıklı escort bayan Dulkadiroğlu escort bayan Söke escort bayan Görele escort bayan Reşadiye escort bayan Şarkışla escort bayan Sorgun escort bayan Kestel escort bayan